Kanaat-i acizanem

Kamuoyunun memleket dahilinde söz sahibi olabilmesi, fertlerin seslerini duyurmalarına bağlıdır.

Başbakan’ın İran Avukatlığı

leave a comment »

Başbakan Erdoğan ABD ziyaretinin birinci gününde, birleşik devletler başkanı ile görüştükten sonra iki ayrı yerde Amerika’da yaşayan Türk halkına ve Amerikalılara hitap etti. Birincisi Johns Hopkins Üniversitesi’nin uluslararsı çalışmalar okulu (SAIS), ikincisi de SETA Vakfının Washington şubesinin açılışı için düzenlenen ve Washington Mayflower otelinde gerçkleşen program.

Mayflower otelindeki program eminim benim gibi birçok insan için tam bir şok tesiri icra etmiştir. Erdoğan konuşmasına başlarken mevcut dış politikanın ana prensibini “bölgesel barış ve komşularımızla sıfır problem” olarak tesbit ettikten sonra, son günlerde sıkça dile getirilen “Türkiye’nin dış politikasında bir eksen değişikliği olduğu” görüşünün haksızlığını, aynı zamanda eksen değiştirenin “Avrupa” olduğnu ifade etti ve İsrail’i kum torbası olarak kullanmaya başladı.

İran’ın nükleer çalışmalarını şiddetle tenkid eden ülkelerin başında İsrail geliyor; çünkü, İran İsrail’in varlık hakkını kabul etmiyor ve ilk fırsatta yok edilmesi gerektiğine inandığını her zaman dile getiriyor. Hal böyle olunca İsrail, “acaba İran bizi bitirmek için nükleer bomba yapıyor da bizden mi gizliyor” kabilinden endişelerle ortağı ABD ile beraber İran’a karşı bir kampanya başlattı.

İsrail hiç bir zaman kabul etmese de, nükleer silahları haiz olduğu iddiası nerede ise herkes ve her ülke tarfından kabul görmüş hale geldi. İşte başbakan buna fena halde bozulduğunu şu ifadelerle dile getirdi: “sen İran’a nükleer silah yapma diyeceksin, hemen aşağısındaki bir ülkenin nükleer silahı olacak, bu çifte standart değil mi?” (tabii kelimesi kelimesine böyle olmayabilir).

Çifte standart olduğu ve İsrail’in agresif, taviz vermez kabadayı tutumlarından dolayı eleştirilmesi gerektiği doğru, lakin bunu yaprken Ahmedinecad’ın avukatlığına soyunmanın ise yanlış olduğunu tesbit etmek çok zor değil sanırım. İran ile ilişkileri sıcak tutmak gerektiği gerçeği, batı dünyasına karşı “İran ne yaparsa yapsın yanındayız” mesajı vermeyı haklı kılar mı (Özellikle Amerika’da başbakanın söylediği herşey İran ile ilgili sözlerinin gölgesinde kalacak) veya uluslararsı ilişkiler prensipleri açısından tasdik edilebilir mi? (Vakıa Başbakan, İran’ın nükleer silah sahibi olmasını istemediklerini vurguladı, ama İsrail’e yönelilk eleştirilerin İran eksenli yapılması diplomatik bir gaftır bence).

Dışişleri bakanı ve Başbakan’ın bizim bilemediğimiz bir “hikmet-i hükümet” gereği İran’a arka çıktıklarını varsayabiliriz; veya İsrail’e yönelik çifte standart suçlamalarına Türkiye konseptinde zemin bulamadığı için de böyle konuşmuş olabilir. Bunları zaman gösterecek ama uluslararsı ilişkilerde modern zamanların gereği olarak başka milletlerin fedailiğini üstlenirken, bir başbakanın kendi vatandaşlarının zarar görmemesine öncelik vermesi gerekir (İsrail ile iyi geçinmezse Türkiye’ye ne olur sorusunu cevabı ayrı bir entry konusu olur). 

Written by Tarık Okur

December 9, 2009 at 3:10 am

Milliyet Okurlarina Ayip Degil mi?

leave a comment »

Yurt disinda yasayan hemen butun Trukler muhtemelen gazeteleri internet sayfalarindan takip ediyorlar. Bu arada Turkiye konusunda arastirma yapan gazeteci veya akademisyenler icinden Turkce bilenlerin de Turk basinina goz atmak istediklerinde ayni yonteme basvurduklari, sanirim, akildan uzak degildir.

Benim surekli takip ettigim ve “ciddi” gazeteler listeme eklediklerimden biri Miliyet’tir. bugun cok uzaklardan ‘memlekette neler oluyor bakalim’ meraki ile milliyet.com.tr adresine gidince karsilastigim mansetler karsisinda adeta “dumura” ugradim. Ulkemizdeki en ciddi meseleler (veya Milliyet muhabirlerinin ilgi alanlari) soyle milliyete gore:

  • Izmirli Kizin Aldatan Sevgilisinden Muthis Intikami
  • Boyle Olur Ikoncan’in Tepkisi (Eda Taspinar ile sevgilisinin ayrildiginin “flash” haberi)
  • Icimizdeki Rontgenci
  • Gundeme Bomba Gibi Dusen Asklar

Ana sayfadaki 7 mansetten gundem ile en yakindan ilgili olanlari da sunlar (onem sirasina gore)

  • 23 Nisan’da Yedigi Dayagi Unutamayan Cocuk
  • Aziz Yildirim Paralari Doktu
  • Mudur Cocugunu Yaz Okuluna Itfaiye Araci Ile Goturunce

Ana sayfanin geri kalanindan secmeler, “Gogusleri yanan aktirst”, “Ustsuz guneslenmeye veda eden guzel’, “Bakire Degilim Dedi Ama…”Koparan Reklamlar”, “Efsanelerin Olay Yaratan Goruntuleri”, “Plajin En Vahsileri”, “Basi Volkan ile dertte olan Akvilina”, “En Seksileri  arasindaki 4 Turk", “Guzel Poz Vermeni On Kurali” vs…

Gundeme damgasini vuran HSYK kararnamesi nerede?, peki ya meclis baskanligi secimi?

Baskasini bilmem ama Milliyet adam gibi gazete olmaktan yavas yavas cikiyorm “hurriyet” lesiyor bana gore. yakinda cok kullanilanlar dosyasindan silerim…

image

Written by Tarık Okur

July 25, 2009 at 2:35 pm

Posted in Uncategorized

A Turan Alkan’a Teşekkür babında…

leave a comment »

Bu yaziyi almak zorundaydim…

Son günlerde karargâhınızın internet sitesinde yer alan bildiriler, basında vizyona yeni girmiş filmler kadar heyecanla karşılanıyor, yorumlanıyor ve Türkiye’nin kamu düzenini etkiliyor. Bu meyanda 8 Haziran tarihli Genelkurmay bildirisini dikkatle okudum.

Özetle terörün Mayıs’ta tırmanacağını, bu münasebetle barış, hürriyet ve demokrasi gibi yüksek insanlık değerlerini kötüye kullanan kişi ve kuruluşların gerçek yüzlerini görmek gerektiğini, bunların ulus devlet modelini çağdışı bulmak gibi çarpık bir düşünce içinde olduklarını söyleyerek terörün bu fikirlerden cesaret aldığını ama ordunun bu tür saldırılara gerekli cevabı vereceğini söylüyor ve neticede diyorsunuz ki: “Türk Silahlı Kuvvetlerinin beklentisi; bu tür terör olaylarına karşı, yüce Türk milletinin kitlesel karşı koyma refleksini göstermesidir.”(Zaman, 09/06/2007)

Written by Tarık Okur

June 9, 2007 at 3:19 pm

Posted in Medya

THK, postla birlikte anılmaktan rahatsızmış!!!

leave a comment »

THK Genel Başkanı Yusuf Güngör, THK’nın postla özdeşleştirilmiş bir kurum olmasından rahatsız olduğunu belirterek, ”Ama bundan da vazgeçemiyoruz” dedi. (Zaman, 13/12/2006)

Cok iyi tespitlerin yapildigi, ancak çözümler veya hadiselerin gerçek sebeplerinin irdelenmedigi bir ülkede yaşadıgımızdan olsa gerek, açıklama yapacağız derken insanlar ne komik duruma düştüklerini farkedemiyorlar… Read the rest of this entry »

Written by Tarık Okur

December 13, 2006 at 4:30 pm

Posted in Hayat

Medyanin bahsetmedigi Lubnan ve Israil gercekleri…

leave a comment »

Amerika’nin aykiri dilbilimcisi Noam Chomsky democracynow.org’a verdigi bir mulakatta, Israil’in en son Lubnan saldirisi hakkinda “mainstream” medyanin bahsini etmediklerini aktardi. Esasen ortadogu ve ozellikle Israil-Filistin catismasi ile ilgilenen herkes asagi yukari olup bitenin asil nedenlerini kestirebilirdi. Read the rest of this entry »

Written by Tarık Okur

August 6, 2006 at 10:26 am

Posted in Hayat

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.